Vinç sınıfı belirlendikten sonraki soru, yapılacak kaldırma operasyonunun gerçekte ne kadar kaldırma kapasitesi gerektirdiğidir. Ancak bu sorunun yaygın biçimde yalnızca bir tonaj değeriyle ifade edilmesi, teknik bir şartname oluşturmaz.
Bu rehber tam olarak bu konuyu ele almaktadır: kaldırma kapasitesi ihtiyacının tedarikçinin teknik olarak cevaplayabileceği şekilde nasıl tanımlanacağı; herhangi bir değer yük çizelgesiyle karşılaştırılmadan önce yüke hangi unsurların dahil edilmesi gerektiği; hangi kriterlerin bir kaldırma operasyonunu standart uygulamaların dışına çıkardığı ve zemin koşullarının hangi yük çizelgesini gerçekten kullanabileceğinizi nasıl belirlediği.
Bundan önce verilmesi gereken karar, şantiye ve proje programının hangi vinç sınıfını gerektirdiğidir.
Bundan sonraki karar ise gerekli kapasiteyi sağlayacak tedarikçiden hangi şartların talep edileceğidir.
Bir vincin kapasitesi olarak belirtilen değer, makinenin en kısa çalışma yarıçapında ve en uygun konfigürasyonda ulaşabildiği maksimum nominal kaldırma kapasitesidir.
Bu gerçek bir teknik değerdir. Ancak tek başına belirli bir kaldırma operasyonunu tanımlamak için çoğu zaman yeterli değildir.
Bu durum yayımlanan teknik özelliklerde açıkça görülebilir.
ZAT1200V tüm arazi vincinde maksimum yük momenti:
olarak belirtilmektedir.
Her iki değer de doğrudur; aynı makinenin iki farklı konfigürasyondaki durumunu ifade eder.
Gerçek operasyonda kullanılabilecek kapasite ise yük çizelgesinden belirlenir. Yük çizelgesi aşağıdaki değişkenlerin belirli bir kombinasyonuna göre okunmalıdır:
Büyük paletli vinçler bu durumu özellikle açık biçimde gösterir.
ZCC18000 teknik özelliklerinde ağır ve hafif ana bom, çeşitli süperlift konfigürasyonları, sabit jib ve luffing jib çalışma modları için ondan fazla ayrı çalışma yarıçapı–kaldırma kapasitesi değeri yayımlanmaktadır.
Bunun nedeni, aynı makinenin farklı kurulum konfigürasyonlarında pratikte farklı kaldırma performanslarına sahip olmasıdır.
Yayımlanan değerler belirli bir çalışma modunda 7 m çalışma yarıçapında 901 t seviyesinden, süperlift konfigürasyonunda 10 m çalışma yarıçapında 1.600 t seviyesine kadar değişmektedir.
Bunun pratik sonucu şudur:
Yalnızca tonajla ifade edilen bir kaldırma kapasitesi talebi, teknik bir gereksinim değildir.
“300 tonluk bir vince ihtiyacımız var” ifadesi teknik şartname olarak yeterli değildir.
Bunun yerine:
“22 m çalışma yarıçapında 84 tonluk bir komponenti 46 m kanca yüksekliğine kaldırmamız gerekiyor ve vinç bu şantiyede yalnızca belirtilen noktada konumlandırılabilir.”
şeklindeki bir tanım teknik olarak cevaplanabilir.
Yük çizelgesinde kullanılacak girdiler iki aşamada oluşturulmalıdır.
İlk aşamada kancaya asılan tüm yükler bir araya getirilerek toplam askı yükü oluşturulur.
İkinci aşamada, uyguladığınız standart veya mühendislik yönteminin gerektirdiği yük etkileri ve operasyonel sınırlar uygulanır.
Bu iki aşamanın birbirine karıştırılması kaldırma planlamasında sık görülen bir hatadır; çünkü her etki ilave ağırlık eklenerek hesaba katılmaz.
Yani kancaya gerçekten asılan tüm unsurların ağırlığını hesaplayın:
Bunların mutlaka ek ağırlığa dönüştürülmesi gerekmez:
Bu etkilerin her biri, üreticinin yöntemine ve projenizin çalışma prosedürüne bağlı olarak yük çizelgesinden kapasite düşümü, çalışma katsayısı, operasyonel limit veya mühendislik marjı şeklinde ele alınabilir.
Uyguladığınız yöntem açıkça gerektirmediği sürece belirli bir etkiyi doğrudan ilave ağırlığa dönüştürmeyin.
Pratik bir yöntem, kaldırma planlama ekibinden her iki aşamayı da yazılı olarak sunmasını istemektir.
Yazılı olarak tanımlanmamış bir emniyet marjının gerçekten uygulandığı kabul edilmemelidir.
Birçok işveren, düzenleyici kurum ve proje prosedürü “kritik kaldırma” veya özel mühendislik planı gerektiren kaldırma kategorileri tanımlar.
Bu kategoriye giren operasyonlarda genellikle:
gerekir.
Yaygın kriterlerden biri, planlanan yükün kullanılan konfigürasyondaki yük çizelgesi kapasitesinin belirli bir yüzdesine ulaşmasıdır.
Ancak kriterler farklılık gösterir ve sektör genelinde geçerli tek bir oran yoktur.
Bazı çalışma prosedürleri yük çizelgesi kapasitesinin %75’ini, bazıları %80’ini eşik olarak kullanır. Bazıları ise herhangi bir kapasite yüzdesi kullanmadan, operasyonun olası sonuçlarının ciddiyetine göre kritik kaldırma tanımı yapar.
Bu nedenle projenizde geçerli olan çalışma prosedüründe belirtilen eşikleri ve diğer kriterleri kullanın.
Bunlar:
olabilir.
Hangi yöntemin uygulanacağı, vinç kapasite sınıfı belirlenmeden önce netleştirilmelidir.
Çünkü bu kriter seçilecek kapasite sınıfını değiştirebilir.
Yük çizelgesi kapasitesinin daha düşük bir kullanım oranıyla planlama yapılması, basit matematiksel hesabın gösterdiğinden daha yüksek bir vinç kapasite sınıfına geçmenizi gerektirebilir.
Bunu vinç sipariş edildikten sonra fark etmek pahalı sonuçlara yol açabilir.
Proje prosedürleri aşağıdaki durumlarda da aynı seviyede kapsamlı planlama şartları getirebilir:
Bunlardan bağımsız olarak bariyerleme, çalışma alanının izole edilmesi ve askıdaki yükün kontrolü her kaldırma operasyonunda geçerlidir.
Personelin askıdaki yükün altında bulunmaması ve yükten güvenli mesafede tutulması, yalnızca belirli bir kritik kaldırma eşiği aşıldığında devreye giren bir önlem değildir; temel bir operasyonel kontrol tedbiridir.
Vincin konumu ve altındaki zemin, hangi yük çizelgesini gerçekten kullanabileceğinizi belirler.
Bu nedenle kaldırma kapasitesi planlaması aynı zamanda zemin değerlendirmesini de kapsar.
Paletli makineler yükü paletler boyunca dağıtır.
Tekerlekli vinçler ise yükü destek ayağı plakalarında yoğunlaştırır.
Bu iki yapı farklı değerlendirme yöntemleri ve farklı zemin destek çözümleri gerektirir.
Ayrıca vinç kaldırma sırasında döndükçe yük aktarım yolu destek yüzeyi üzerinde değiştiğinden, reaksiyon değerleri de vincin yönüne göre değişebilir.
Bunun iki önemli sonucu vardır:
Zemin değerlendirmesi genel olarak vinç modeli için değil, gerçek vinç konumu ve gerçek kaldırma dönüş alanı için yapılmalıdır.
Şantiye erişimi veya proje programı nedeniyle vinç konumu değişirse zemin koşulları da değişir. Aynı zamanda çalışma yarıçapı da değişebilir ve bu durumda yük çizelgesinin yeniden kontrol edilmesi gerekir.
Türkiye’de yayımlanan paletli ve teleskopik paletli vinç ürün sayfalarında ana bom çalışma koşulları için verilen 0,065–0,17 MPa aralığındaki zemin basıncı değerleri bu değerlendirmenin girdileridir.
Bunlar tek başına zemin değerlendirmesinin sonucu değildir.
Proje türü değişse de değerlendirme yöntemi değişmez.
Değişen şey, hangi kısıtın önce belirleyici hâle geldiğidir.
Proje geometrisi çalışma yarıçapını sabitlediğinde — örneğin vincin konumlanamayacağı bir engelin üzerinden segment veya kiriş yerleştirilmesi gerektiğinde — teknik gereksinim maksimum kaldırma kapasitesi değil, o çalışma yarıçapındaki kaldırma kapasitesidir.
Az sayıda ağır ve ikamesi mümkün olmayan komponentin ertelenemeyen bir bakım duruşu veya devreye alma penceresinde yerine yerleştirilmesi gerekiyorsa:
Ağırlık, kanca yüksekliği ve proje takvimi birlikte belirleyici olur.
Bu durum alıcıyı gerekli çalışma yarıçapında yeterli kaldırma kapasitesini koruyabilen süperlift konfigürasyonlarına yöneltebilir.
Aynı zamanda tedarikçiden, çalışma penceresi başladığında makinenin sahada ve montajı tamamlanmış durumda bulunmasını güvence altına alan açık bir sözleşmesel mobilizasyon taahhüdü talep edilmesini gerektirebilir.
Rıhtım ve dolgu zeminlerde taşıma kapasitesi sınırları, kaldırma kapasitesi değerlendirilmeden önce dahi vinç sınıfını belirleyebilir.
Dar çalışma alanlarında ve sınırlı vinç konumlarında uzun süre boyunca farklı büyüklüklerde çok sayıda kaldırma gerçekleştiriliyorsa, maksimum nominal kapasiteden çok kurulum verimliliği ve konum değiştirme kabiliyeti önem kazanır.
Bu tür uzun süreli operasyonlarda vinç çalışma süresinin büyük bölümünü maksimum nominal kapasitesinin oldukça altında geçirir.
Zoomlion’un Türkiye’deki paletli vinç ürün gamı 85 ton sınıfındaki ZCC850V-1E5’ten ZCC18000’e kadar uzanmaktadır.
ZCC18000 için süperlift çalışma modunda yayımlanan değerlerden biri 10 m çalışma yarıçapında 1.600 t kaldırma kapasitesidir.
Ancak kendi ihtiyacınız olan kapasite sınıfındaki proje referanslarını talep etmek ve değerlendirmek ayrı bir doğrulama çalışmasıdır.
Makine ister satın alınsın ister kiralansın, karar verilmeden önce aynı temel bilgiler doğrulanmalıdır.
Bu iki konu ayrı rehberlerde daha ayrıntılı olarak ele alınmaktadır.
İlk belirleyici kısıt proje türüne göre değişir.
Köprü geometrisi çalışma yarıçapını sabitliyorsa ilk belirleyici unsur yarıçaptır.
Enerji projelerinde birkaç ağır komponentin sabit bir çalışma penceresinde kaldırılması gerekiyorsa ağırlık, kanca yüksekliği ve proje takvimi birlikte belirleyici olur.
Limanlardaki dolgu zeminlerde rıhtımın taşıma kapasitesi, kaldırma kapasitesinden önce sınırlayıcı unsur hâline gelebilir.
Endüstriyel montajlarda ise maksimum nominal kapasiteden çok konum değiştirme ve kurulum verimliliği önem kazanabilir.
Makine seçimine bir tonaj sınıfından değil, ilk belirleyici kısıttan başlayın:
Kendi çalışma yarıçapınız ve kanca yüksekliğinizde, gerçek vinç konumunda kurulabilecek konfigürasyonun sağlayabildiği kaldırma kapasitesini belirleyin.
Soruları üç gruba ayırın.
Minimum bir tonaj değil, kendi çalışma yarıçapınızda, kanca yüksekliğinizde ve konfigürasyonunuzda gerekli minimum kaldırma kapasitesini, projenizin kritik kaldırma kriterlerinin gerektirdiği marjla birlikte talep edin.
Gereksinimi bir makine olarak değil, bir kaldırma operasyonu olarak tanımlayın:
Kaldırılacak yük, çalışma yarıçapı, kanca yüksekliği, vinç konumu ve bu konumda gerçekten kurulabilecek konfigürasyon.
Bu teknik kapasitenin yanında servis desteği ve ilgili kapasite sınıfındaki doğrulanabilir proje referanslarının talep edilmesi ise ayrı bir değerlendirme konusudur.
Bir tonaj değil, bir kaldırma operasyonu tanımlayın.
Şunları açıkça belirtin:
Tedarikçi bu bilgiler üzerinden uygun konfigürasyonu belirleyebilir ve teklif hazırlayabilir.
“300 tonluk bir vince ihtiyacımız var” ifadesi tek başına teknik olarak cevaplanamaz.
Çünkü aynı makine, farklı kurulum konfigürasyonlarında farklı kaldırma kapasitelerine sahip olabilir.
Çünkü yükün oluşturduğu devrilme momenti, çalışma yarıçapı arttıkça büyür.
Aynı zamanda bomun kendi ağırlığı ve yapısal sınırları da bom uzunluğu ve açısına bağlı olarak değişir.
İlgili yük çizelgesi, belirli konfigürasyondaki stabilite sınırları ile yapısal sınırları birlikte dikkate alır.
Bu nedenle yalnızca çalışma yarıçapına veya yalnızca yük ağırlığına bakılarak doğru vinç seçilemez.
Bunun önemli bir pratik sonucu vardır:
Çalışma yarıçapını vincin dönüş merkezinden değil, makinenin dış kenarından ölçerseniz gerekli çalışma yarıçapını olduğundan düşük hesaplarsınız.
Bu da yetersiz kaldırma kapasitesine sahip bir vincin seçilmesine yol açabilir.